Türkiye'nin uzun soluklu
ve maceralı taarruz helikopteri arayışı
Agusta A-129 Mangusta ( Kuyruksüren )
taarruz helikopteri ile son buldu. Karar
verme ve araştırma süreci boyunca etkisi
olan en büyük kriterlerden birisi
Türkiye'nin alışıla gelmiş silah ve teçhizat
kaynağı olan ABD'ye karşı bir alternatif
yaratmak istemesiydi. Bunun yanında en az bu
kriter kadar önem arz eden lisans ve
teknoloji transferi şartının ihalede olmaz
ise olmaz maddeleri arasında yer almasıydı.
Bu bağlamda Türkiye hava aracının özellik
arz eden tüm yazılım kodlarına ulaşım izni
ile birlikte üretici firma hükümetinin hiç
bir politik engel öne sürmeyeceği
garantisinin de verilmesini şart koştu. Bu
şartlar ABD tarafından güvenlik riski olarak
değerlendirildiğinden dolayı kabu edilmedi
ve doğal olarak ABD ihale dışı kaldı.
Böylece Türkiye ile silah ve teçhizat
ilişkisi başladığından bu yana ABD ilk defa
Türkiye tarafından açılan bir ihalede yer
almadı.
Soğuk savaş döneminde NATO'nun güney
kanadında anahtar rol oynayan ve halihazırda
güvenilir bir müttefik olan Türkiye'nin,
bugüne kadar ana silah ve teçhizat
tedarikçisi ABD olmuştu. Bu tür büyük
ihalelerde istisnasız her defasında
yaptırımlar ve kısıtlamalar ile karşı
karşıya kalan Türkiye uzun bir süre önce bu
konudaki zaafiyetinin giderilmesi için
çalışmalarına başlamıştı. Bu ihale ile
kozunu her zamankinden farklı olarak taktik
ve teknik açıdan mükemmel bir şekilde
oynayan Türkiye bu zaafiyetinin giderilmesi
konusunda ne kadar kararlı olduğunu
göstermiştir. Ayrıca son yıllarda Türk
şirketlerinin silah sistemleri,görev
bilgisayarları, avionik ve elektronik karşı
koyma sistemleri üzerinde yapmış oldukları
fevkalede atılımlar dışa bağımlılığı
hissedilir bir şekilde azaltmaya
başlamıştır.
Agusta A-129 Mangusta taarruz helikopter
antlaşması ilk etapta 51 adetlik bir paket
olarak saptandı. Bu paket dahil olmak üzere
diğer talep edilen haklar ile toplam 3
milyar dolarlık bir meblağa satın alındı. Şu
an için mevcudu bulunan Cobra taarruz
helikopterleri ile aynı kategori içerisinde
kullanılacak olan A-129 helikopterinin
üretimi Türkiye'de yapılacak ve üretilecek
bu modelin ismi T-129 olarak anılacaktır.
Böylece bu ihale ile sadece helikopter değil
aynı zamanda yoğun bir teknoloji ve tecrübe
transferi de sağlanmış olacaktır. Bu
kapsamda helikopter ile ilgili tüm haklar
artık TAI'ye ait olup diğer ülkelere satışı
da Türkiye tarafından yapılacaktır.
Helikopter şartlar göz önünde bulundurularak
ana yüklenici TAI tarafından tekrar
yapılandırılacaktır. Bu süreç içerisinde
Agusta Westland ve ASELSAN'da aktif rol
oynayacaklardır. Bu proje sonunda
helikopterin motoru dahil olmak üzere tüm
sistemlerinde büyük değişmeler olacak ve
yeni nesil bir hava aracının tüm
karekteristik özelliklerine sahip olacaktır.
Böyle bir helikopterin halihazırda Pakistan,
Ürdün ve Malezya tarafından da satın
alınacağının açıklanması helikopterin geniş
bir pazara hitap edeceğini göstermektedir.
Sonuç olarak Amerikan üretimi Cobra
helikopter serisinden çok daha hesaplı,
Apache serisinden çok daha az bakım masrafı
gerektiren, Rus üretimi K-50 helikopter
serisinden daha atak ve Denel firmasının
Fransız yapımı motorları gibi motorlarının
olmayışı ve teknolojisini de beraber
getirmesi A-129'un doğru bir seçim olduğunu
göstermektedir. En önemli nokta ise
Türkiye'de milli ve özerk bir helikopter
sanayisinin temelini atacak olmasıdır.